Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

Dr. Ozan Bitik ile Yüz Estetiği Üzerine…

İleri Yaş Grubunda Yüz Germe Ameliyatı

Yüz gençleştirme ameliyatları hangi yaş aralığında yapılmalıdır?

Ne zaman çok erken?

Ne zaman çok geç?

İdeal bir zaman aralığı var mı?

Operasyon için bir üst yaş sınırı var mı?

Yaş ilerleyince fiyat değişiyor mu?

Ameliyat yaşa göre farklılık gösterir mi?

Bu soruları çok sık alıyoruz. 

Ve evet ideal bir yaş aralığı var.

Bugünkü teknikler ile 45-55 arası diyebiliriz.

Belirttiğim ideal yaş aralığından daha erken dönemde ameliyat ettiğimiz veya daha geç dönemde ameliyat ettiğimiz pek çok hasta var. Estetik cerrahi planlama elbette bireysel özellikler göz önünde tutularak yapılıyor. Daha genç yaş grubunda yüz gençleştirme ameliyatlarının hangi gerekçelerle ve hangi teknikler ile yapıldığına “Yüz gençleştirme ameliyatı için vakit çok mu erken?” başlıklı yazımda değinmiştim. Bu yazımda ise ideal yaş aralığının ötesindeki bireylerde gerçekleştirilen yüz gençleştirme ameliyatlarının temel özelliklerini gözden geçireceğiz.

Yüz gençleştirme adı üzerinde yaşlı yüzleri gençleştirmek için yapılan bir işlemdir. Bir bireyin yaşının ileri olması ameliyat için tek başına bir engel teşkil etmez. Ancak ileri yaş grubunda ameliyatı teknik, psikolojik, estetik, medikal, psikolojik anlamda etkileyen ve ideal’den saptıran pek çok faktör mevcuttur.

İleri yaş grubu derken genel olarak 65 yaş üzerindeki bireyleri kastediyoruz.

Bu gruptaki hastalar genetik miraslarının ve yaşadıkları uzun ömrün getirdiği geniş bireysel farklılıklara sahiptir. Ancak grubun bazı ortak özelliklerden bahsedilebilir.

İleri yaş grubunda;

  1. Hemen her zaman yüzün tamamını içeren bir yaşlanma söz konusudur. Alından boyuna, göz kapaklarından ağız çevresine, deri yüzeyinden kemiğe kadar uzanan çok katmanlı bir yaşlanma seviyesi ile uğraşırız. Bu kategorideki hastalarda iyi ve doğal bir sonuç elde etmek için yüzün tamamını ele alan bir plan yapmak gerekir. Bütünsel olmayan ameliyat planlarında yüzün ameliyatlı alanları ameliyatsız alanları arasında geçiş deformiteleri oluşabilir. Bazen geçiş deformiteleri oluşmasa bile iyi görünen alan ile tedavi planına dahil edilmeyen alanlar arasında hastanın ameliyat olduğunu ele veren görsel bir kontrast oluşabilir (genç yüz/yaşlı alın veya genç yanak/yaşlı boyun gibi). Tüm yüzü ve derinden yüzeye tüm katmanları içeren ameliyat planlamaları ise tipik olarak hem uzun sürer hem de maliyetleri yüksektir. Üstelik çoğu zaman bu yaş grubundaki hastalar tüm yüzü kapsayan ameliyat planlarını kabul etmezler. Bazıları kabul etse bile sağlık durumları izin vermeyebilir.
  2. İleri yaş grubundaki bireylerde eşlik eden sağlık sorunlarına sık rastlanır. Hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, damar sertliği gibi eşlik eden rahatsızlıklar ameliyat planlamasını etkiler. Mesela bu grupta birinci maddede bahsettiğim bütün ameliyatları çok uzun bir tek seansta yapmak emboli, kalp krizi, atelektazi, hipotermi gibi sistemik komplikasyonların riskini arttırabilir. Eğer hastanın eşlik eden hiçbir sağlık sorunu yoksa uzun ameliyat sürelerinin komplikasyon riskini arttırmadığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Ancak eşlik eden rahatsızlıkların mevcudiyetinde ameliyatı seanslara bölmek gerekebilir.  Eşlik eden sağlık sorunları cerrahi komplikasyonların olasılığını ve yaşa bağlı riski arttırır. Mesela hipertansiyon ameliyat sonrası kanama/hematom riskini, diyabet ameliyat sonrası nekroz/doku dolaşım bozukluğu riskini arttırır. Eşlik eden sağlık sorunları cerrahi teknik seçimini de etkiler. Mesela hipertansiyon veya kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riskinden ötürü lamellar (çok katmanlı) teknikler veya derin boyun şekillendirme teknikleri estetik açıdan daha iyi sonuç verecek olsalar bile hasta güvenliği ön planda tutularak tercih edilmeyebilir. Bu durumda yüzeysel kırışıklıklara veya derin boyun sorunlarına ameliyatın etkisi az olacaktır.  İleri yaş grubunda hasta güvenliğini ön planda tutarak, estetik açıdan en ideal olan tekniği veya tedavi şemasını uygulayamayabilirsiniz. Eşlik eden rahatsızlıkların mevcudiyetinden hem hastanın hem de doktorun idealin altındaki sonuçlara razı olması gerekebilir.
  3. İleri yaş grubunda üzerinde çalıştığınız dokunun kalitesi ve iyileşme potansiyeli idealin altında olabilir. Yüz gençleştirme ameliyatlarında iyi bir sonuç elde edebilmek ve bu sonucun kalıcı olabilmesi için doku kalitesinin iyi olması gerekir. Her kumaştan smokin dikilmez. Yüz gençleştirme ameliyatında yüzdeki sarkmaları giderseniz, yumuşak dokuların iskelete göre konumlarını iyileştirseniz bile derinin ve yumuşak dokuların içsel kalitesini gençlikteki seviyesine geri getiremezsiniz. Doku düzeyinde iyileşmeler sağlayan rejeneratif tedaviler tedavi planlamasına dahil edilebilir ancak bunlarda elde edilecek fayda çoğu zaman hastaların hayalindeki gençleşme ve iyileşmenin çok altında kalacaktır. Yağ doku transferi, kök hücre tedavisi, kültüre edilmiş fibroblast tedavisi gibi tedavilerin temelde yaşlanmayı yavaşlatıcı etkisi vardır. Bunlar birer idame tedavisi olarak kullanıldığında yaşlanmayı yavaşlatırlar. Yaşlanmaya bağlı oluşan doku kayıplarını geriye dönüştürebilme yetenekleri çok kısıtlıdır. 
  4. İleri yaş grubundaki hastalarda gerçekçi olmayan beklentilere sıkça rastlanır. 75 yıl boyunca yüzü ile ilgili hiçbir önlem almamış bir birey rahatlıkla size 45 yaşındaki fotoğrafını gösterip böyle olmak istiyorum diyebilir. İleri yaş grubundaki hastalar bütünsel planları kabul etmemelerine rağmen bütünsel sonuçlar bekleyebilirler. İleri yaş grubundaki hastalar bir yandan yüzünün görünümünü değiştirmek için ameliyat olurken bir yandan da aynaya baktığında değişik bir yüz görmek istemeyebilirler. İleri yaşta olmasına rağmen ben mini yüz germe ameliyatı istiyorum veya kulak çevresinde kesi istemem diye başvuran pek çok hastam oldu. 
  5. İleri yaş grubundaki hastalar ile iletişim kurmak biraz daha zordur. Çoğu zaman ortamda hastanın adına konuşan, karar süreçlerine müdahil olan ancak herhangi bir sorumluluk almak istemeyen “zor hasta yakınları” mevcuttur. Bu yaş grubundaki hastalar çoğu zaman plastik cerrahlarından daha yaşlı olduklarından ötürü onlara tam olarak güvenemezler. Hekim hastanın çocuğu veya torunu yaşında olabilir ve hastanın sabit fikirlerini rasyonel açıklamalar ile değiştiremeyebilir. 

İleri yaşta yüz gençleştirme ameliyatı olmayı düşünen her hastanın ve hasta yakınının bu hususları bilmesinde fayda var. Buraya kadar yazılanlar ileri yaşta yüz gençleştirme ameliyatları için karamsar bir tablo çiziyor olabilir. Ancak şunu da söylemeliyim ki kariyerimde tanımaktan, tedavi etmekten en çok keyif aldığım hastalarımın bazıları 65-75 yaş aralığındaki bireyler idi. Bu yaş grubunda muazzam yaşam enerjileri ve hayat birikimleri olan, tabiri caiz ise gençlere taş çıkartan çok müstesna insanlar tanıdım. Övünerek söylüyorum ki ne yüzlerine ne vücutlarına ne tavırlarına ne de giyim kuşamlarına bakarak yaşlarını tahmin etmenizin mümkün olmadığı ve hayranlıkla takip ettiğim onlarca hastam var. 

Bu yazının içeriğindeki genellemeler asla bireyleri bağlamaz.

Benim de ne 45 yaş altında, ne de 65 yaş üzerinde yüz gençleştirme ameliyatı olmayı arzulayan aday hastalarım ile ilgili bir önyargım yok.   

İleri yaş grubunda yüz gençleştirme tedavileri hakkında daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

Sevgiyle Kalın

Güzel Kalın

O.B.

Yüz Germe Ameliyatı hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için Doç. Dr. Ozan Bitik'in resmi web sitesi www.ozanbitik.com'a erişebilirsiniz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yüz Germe Ameliyatı ve Yağ Enjeksiyonu: Ne zaman, Nereye, Ne Kadar?

İnsan yüzünün yaşlanma sürecinde sürekli olarak hacim kaybettiği ve yüz yaşlanmasında…

Devamını Oku
Yüz Germe Sonrası Ağrı ve Rahatsızlık Hissi

Yüz germe ameliyatı ağrılı bir işlemdir. Yüz germe ameliyatının ağrısız olduğunu iddi…

Devamını Oku
Yüzde Gevşeme, Sarkma ve Fonksiyonel Esneklik

Yaşlanma sürecinde yüz derisi ve deri altı dokularda meydana gelen gevşekliği yüz ger…

Devamını Oku